Genel

İnanç: Mutlaka toparlanmalıyız

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda açılış konuşması yapan İl Müftüsü Mehmet Aşık “Bizim medeniyetimiz cami merkezlidir. Hayatımızın merkezine camiyi koymadığımız zaman, yaşadığımız sorunların üstesinden gelme ihtimalimiz yoktur. Çünkü ezandaki çağrıya ‘Hayyalessalah’, ‘Hayyalelfelah’ yani ‘Haydi namaza’ ve ‘Haydi kurtuluşa’ nidaları biz inananları günde beş vakit Cenab-ı Hakk’ın huzuruna çağırıyorken icabet etmiyorsak, yaşadığımız problemlerin çözümünün üstesinden gelemeyiz.” ifadelerini kullandı.

Camilerin üstlendiği rolün önemine vurgu yapan Müftü Aşık , “Milli Mücadele yıllarında camilerimizin ve din görevlilerimizin vatan savunmasında düşmana karşı üstlendiği misyonun tarihimizin altın sayfalarında yer aldığını biliyoruz. Başta ilimizde Milli Mücadeleyi başlatan Müftü Ahmet Hulusi Efendi olduğunu biliyoruz. Malumunuz milletimizin en son yaşadığı hain darbe girişimi 15 Temmuz’dur. Çanakkale’yi geçemeyen haçlı zihniyetinin hain FETÖ terör örgütünü maşa olarak kullanıp ülkemizi işgal girişimine karşı, camilerimizin minarelerinden yankılanan darbeleri susturan salâlara şahit olduk. Bu salâlar sayesinde necip milletimiz meydanlara akın ederek işgal girişimini Cenab-ı Allah’ın yardımıyla bertaraf etmiştir. Onun için hayatımızın ve aile yaşantımızın merkezine camiyi yerleştirmemiz gerekiyor. Resulullah Efendimizin (s.a.s.) ve ecdadımızın cami merkezli bir hayat yaşadığını biliyoruz. Cenab-ı Hak’tan niyazım bu aziz milletimizi Peygamber Efendimizin yolundan giden ecdadımız gibi Din-i Mubin-i İslam’a hizmetkarlık yapmaya vesile kılmasıdır.” şeklinde konuştu.

– Bu nimeti Allah, her kula nasip etmez

Konferansta konuşmacı olarak katılan Hayati İnanç ise, 10 veya 11 yaşında camiye gitmeye başladığını belirterek , “İnsanı camiye götüren ayakları, başka bir gün fısk (günah) ve küfür meclisine de götürebilir. Bu nimet kendisine nasip olanda övünmesin, sevinsin. Çok büyük bir ihsandır. Bu nimeti Allah, her kula nasip etmez. İlk mektebi birincilikle bitirdim. Ortaokula yazılmadan önce camiye alışmaya başladım. İlk önce öğle namazına gittim. Daha sonra ikindi namazına gittim. Annem hatırlattı; ‘Akşam namazına niye gitmiyorsun?’ dedi. Bende akşam namazına gittim ve ardından yatsı namazına gitmeye başladım. Bütün asil, necip Türk Milletinin evladı gibi sabah namazına az gittim. Maalesef sabah namazlarında camileri garip bırakmakla, uğradığımız zararı hesap etmek mümkün olsa, bildiğiniz bu rakamlar yetmez. Bildiğimiz hesap usulleri kâfi gelmez. Selahaddin Eyyûbî haklıdır; ‘Eğer sabah namazlarında cuma namazlarındaki kalabalığı hasıl edebilirsek, deviremeyeceğimiz dağ yoktur.’ sözü çok doğru tespittir.” dedi.

– Mutlaka toparlanmalıyız ve umumi bir tövbeye ihtiyacımız var

“Yiğit düştüğü yerden kalkar.” Atasözünü hatırlatan İnanç konuşmasını şöyle sürdürdü; “Mutlaka toparlanmalıyız ve umumi bir tövbeye ihtiyacımız var. Son zamanlarda devlet katında ve sivil toplum kuruluşlarımız sayesinde sabah namazı buluşmaları programları icra ediliyor. Bu programlar münasebetiyle camilerimizde müminlerin bir araya gelmeleri memnuniyetle izliyorum. Bu tür programlar inşallah artarak devam eder.” dedi.

Diyanet Haber

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün